boşaltmak

-i
1. 清空, 腾空; 撤走; 卸货; 疏散, 疏导(交通): evi \boşaltmak 清空房子 Bakkal dükkânı boşalttı. 他已经把杂货铺腾出来了。Sandığı boşalttı. 他把箱子里的东西全倒了出来。Gemi bir delik açılmış olduğunu görerek bütün malları boşalttık. 我们看到船破了洞, 于是卸下了所有的货物。
2. 倾倒; 倾泻; 击发(枪炮等): şarabı öteki şiseye \boşaltmak 把酒倒进另一个瓶子 Başından aşağı birkaç kova su boşaltırım. 我会把几桶水浇到你的头上。Tabancasını karşısındakinin üzerinde boşalttı. 他把枪里的子弹全都倾泻在了对面那个人的身上。
3. 转́ 倾吐, 吐露: Arkadaşına içini boşalttı. 他向朋友吐露了心声。Kız da göz yaşlarını bol bol akıtarak içini boşalttı. 那女孩也泪流满面地倾诉了她的不幸。O tarihten beri, arada bir içimi boşaltığtm küçük bir defterim var. 自从那时起, 我就有了一个小本子, 经常在上边倾诉我的心声。
4. 呕吐
5. 解开, 松开(马鞍等): atın kolanlarını \boşaltmak 解开马的肚带
6. 使登陆, 使上岸, 卸(货), 下(客)
7. 物́ 使放电
8. 射精

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • boşaltmak — i 1) Boş duruma getirmek 2) i, e Dökmek, boca etmek Tavşan kanı çayı ince belli çay bardağına boşalttı. H. Taner 3) nsz Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak Yayla devriyesi bizden yardım istemek için havaya silah… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eyer boşaltmak — 1) cirit oyununda hedef olmaktan kurtulmak için eyer üzerinde sağa sola eğilmek 2) saldırıları boşa çıkaracak önlemler almak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • safra boşaltmak — den. deniz aracına yüklenen safra dışarı atılmak, çıkarılmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yüreğini boşaltmak (veya dökmek) — derdini, üzüntüsünü anlatarak hafiflemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • içini boşaltmak — 1) sıkıntı ve derdini söylemek 2) öfkesini açığa vurmak 3) banka, şirket vb.ni yasal görüntü verip soymak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boşatmak — boşaltmak; çözmek, çözülmek, b ırakılmak, (kadın) boşatmak II, 306, 307 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • koturmak — boşaltmak, aktarmak II, 71, 72,164 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • dökmek — i, er 1) Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak İhtiyar karısı pırıl pırıl kalaylı maşrapa ile ona su dökecek. S. F. Abasıyanık 2) Belli bir yere boşaltmak Sigara tablasını dökmek. 3) Akıtmak, düşürmek… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aksırmak — nsz Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak Açığa aksır, mikropları üstümüze savurma. B. Felek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boşaltıvermek — nsz Çabucak veya anısızın boşaltmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boşaltma — is. Boşaltmak işi Bir yandan hizmetçiler yemek sofrasını sökerek büyük bir salonu boşaltmaya çalışıyorlardı. H. C. Yalçın Birleşik Sözler boşaltma havzası hava boşaltma makinesi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.